KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/1376 E., 2020/6542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 03.11.2020 Salı günü davacı vekili Av. ... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili.
09/01/2016 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu otobüsün karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde davacının malul kalacak derecede yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 1.500,00 TL'nin kazaya karışan otobüsün Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası olmamasından dolayı davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiğini.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 26/12/2017 tarih ve 2017/64511 Karar sayılı kararı ile kazanın kaçak yolcu taşıması sırasında meydana geldiği ve bunun suç olduğu gerekçesiyle TTK 1404.md gereği başvuru sahibinin talebinin reddine kesin olarak karar verildiğini;
davacı tarafça karara karşı itiraz edilmişse de Sigorta Tahkim Komisyonunca 26.01.2018 tarihli yazısı ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinin 12. Fıkrası gereği 5.000,00 TL'nin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğundan bahisle başvurunun değerlendirmeye alınamayacağının bildirildiğini belirterek Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 26/12/2017 tarih ve 2017/64511 Karar sayılı kararının kesin olarak karara bağlanamayacağının, kamu düzeni ile hukuki dinlenilme hakkına
aykırı olduğunun ve 4 aylık karar verme süresinin geçtiğinin tespiti ile Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 26/12/2017 tarih ve 2017/64511 Karar sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.03.2018 tarih ve 2018/238-2018/287 E-K sayılı ilamında somut olayda uygulanacak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/12. maddesi gereğince temyiz yolu açık iken veya kesin karar varken hakem kararının iptali için dava açılmasında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1(b)1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nın 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/1376, K. 2020/6542, 4 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama