KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/1383 E., 2020/6032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili; dava dışı ... adına kayıtlı araçla sürücü v ’un 2/8/2011 tarihinde .../...- ... Kasabası yolunda karışmış olduğu trafik kazasında birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tarihinde dava konusu minibüsün geçerli zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bulunmadığından bahisle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 125.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davacı ... için 62.500,00 TL, davacı ... için 62.500,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, Daire'nin 2014/149 Esas 2016/6294 Karar sayılı ilamı ile “...Somut olayın incelenmesine göre, kazanın ... ... İlçesi ile ... Kasabası arasında yapılan il içi taşıma esnasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Davaya konu kaza, Hazine Müsteşarlığı'nın
01.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren genelgesinden sonra, 02.08.2011 tarihinde gerçekleşmiş olup, bu tarihte il içi taşımalarda “Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası” yaptırma mecburiyeti bulunmamaktadır. O halde, kaza tarihi itibariyle Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma mecburiyeti bulunmayan araçtan dolayı davalı ...'nın sorumluluğunun doğmayacağı gözetilerek, davalı ... aleyhine açılan davanın reddi yönünde hüküm kurmak gerekirken, yazılı olduğu üzere hatalı gerekçe ile kabul kararı verilmiş olması doğru değildir.” şeklindeki gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/1383, K. 2020/6032, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama