KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/1565 E., 2020/6033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ... , kızı ... sevk ve idaresinde olan, davacılardan ... adına kayıtlı araçla 24/01/2015 tarihinde karıştığı kazada vefat ettiğini, söz konusu aracın davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davacılardan İbrahim'in vefat eden ... eşi, ... oğlu, ... ve ... ise ... baba ve annesi olarak ölen şahsın desteğinden yoksun kaldıklarını, sigorta şirketine yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir davacı için 250,00'şer TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili;davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'in davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulüne, davacı ... için 106.658,91 TL, davacı ... için 11.341,83 TL, davacı ... için 11.341,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine Daire’nin 07.05.2018 tarih 2016/13220 Esas 2018/4705 Karar sayılı ilamı ile "Davacılardan İbrahim 05 RE 506 plaka sayılı (sigortalı) aracın işleteni konumunda olduğundan, davalı ...
karşısında 3. kişi olarak kabul edilemez. Bir başka deyişle işleten davacı ...'in, işleten olarak kendi sorumluluğunu üstlenen davalı ... şirketinden tazminat talebinde bulunması hukuken mümkün değildir. Zira ZMSS şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına almaktadır.
Bu nedenle mahkemece davacılardan İbrahim'in (kendi adına asaleten) açmış olduğu dava yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir" şeklindeki gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamına göre; davacılar ... ve ... hakkındaki tazminat talebinin reddine, davacılardan ... için 11.341,83 TL, ... için 11.341,83 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrütün oluştuğu 13/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/1565, K. 2020/6033, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama