KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/1750 E., 2019/9056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17.
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf isteminin reddi üzerine davacı vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, takiplerin semeresiz kaldığını, borçlunun dava konusu taşınmazını düşük bedel ile 23.12.2014 tarihinde davalı ...'ya devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın görülebilmesi için aciz belgesi sunulmadığını, raiç bedelin banka havalesi ile ödendiğini belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, taşınmazın raiç bedelden satıldığı, davalı ... ile borçlu arasında bir yakınlık olmadığı ve kötü niyetli olduğunun ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilinin istinaf istemi üzerine istinaf mahkemesi tarafından, İİK'nın 278. maddesinde edimler arasında fahiş farkın bulunması halinde yapılan tasarrufun bağışlama hükmünde sayılacağı ve iptale tabi olacağı taşınmazın keşfen belirlenen 599.000,00 TL değeri ile satış
sırasında tapuda gösterilen 35.000,00 TL bedel arasında misli fark bulunduğu ancak davalı üçüncü kişi tarafından ibraz edilen banka dekontlarına göre, davalı borçlu ... taşınmaz bedeli olarak 19/12/2014 tarihinde 74.500,00 TL, 30/12/2014 tarihinde ise 274.500,00 TL havale yapıldığı, ... ödeme tablosuna göre ise davalı üçüncü kişiye 225.000,00 TL kredi verilerek taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği,bu durumda taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasında mislini aşan fark olmadığı gibi davalılar arasında akrabalık, arkadaşlık gibi mal kaçırma kastını üçüncü kişinin bilmesi ya da bilebilecek durumda olmasını gerektirecek bir yakınlığın da ispat edilemediği gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen red kararında, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/1750, K. 2019/9056, 8 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama