KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/2092 E., 2020/4447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2020
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı ...nin trafik sigortacısı olduğu araç ile davalı ...nin trafik sigortacısı olduğu davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı belirtilerek 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 66.827,76-TL maddi tazminatın davalı ...Ş. den tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri ile ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı ...Ş'ye yönelik olarak açılan davanın reddine, davalı ...ye yönelik olarak açılan davanın kısmen kabulü ile 20.477,22-TL tazminatın dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen EK-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2018 yılı için 47.530,00 TL'dir.
Temyize konu karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden davacı bakımından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1/6/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/2092, K. 2020/4447, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama