İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/2327 K.2020/3156

Taraflar arasındaki hakem kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2019/2327Karar2020/3156Tarih3 Haziran 2020Okuma5 dk · 990 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2019/2327 E., 2020/3156 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Haziran 2020
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

990 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki hakem kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, 28.10.2008 günü davalıya zorunlu karayolu taşımacılık sigorta poliçesi ile sigortalı araçta bulunan davacının meydana gelen çift taraflı trafik kazasında yaralandığını, müvekkiline eksik maluliyet tazminat ödemesi yapıldığını, bu başvurunun sadece eksik ödenen sürekli maluliyete ilişkin olmayıp müvekkilinin bakıcı ve tedavi giderlerini de kapsadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 40.100,00 TL bakıcı ve tedavi gideri, 900,00 TL sürekli sakatlık tazminatı olmak üzere toplam 41.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 175.331,16 TL’ye artırmıştır.

Davalı ... vekili, başvurunun reddini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; KTK'nın 111. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiş; karara, davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, davacı vekilin itirazının kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılmasına, başvuru sahibinin 175.331,16 TL tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş; itirazın kabulüne dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddi gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan daimi maluliyet ve bakıcı gideri zararı nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava dayanağı zorunlu karayolu taşımacılık sigorta poliçesi limiti kişi başına ölüm/sakatlanma bakımından 125.000,00 TL, tedavi gideri bakımından 125.000,00 TL olup dava dayanağı sigorta poliçesinde tedavi gideri ve sakatlık olarak iki ayrı teminat limiti bulunmaktadır.

Kazanın gerçekleştiği tarih itibari ile bakıcı gideri, tedavi gideri limiti kapsamında karşılanması gereken bir zarar kalemidir.

Davacı ... tarafından imzalanan tarihsiz fakat ibraname içeriğinde bahsedilen ödemenin yapıldığı 05.10.2011 tarihli dekont ile sabit olduğu üzere davalı tarafından davacıya 74.668,84 TL ödenmiş bunun karşılığında davacı, maluliyet tazminatına ilişkin olan alacağından dolayı davalı ... şirketini gayri kabili rücu, şartsız ve kesin olarak ibra etmiştir.

KTK'nın 111. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesi ile başvurunun reddine dair Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince her ne kadar dava konusu olay için uzamış ceza zaman aşımının uygulanması gerektiği gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiş ise de.

KTK'nın 111. maddesinde düzenlenen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup uzun ceza zaman aşımı süresinin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.

Ancak, İtiraz Hakem Heyetince bakıcı gideri yönünden gerekçesi itibari yanlış karar verilmiş ise de; davacı tarafından verilen ibranemenin daimi maluliyete ilişkin olduğu, bakıcı giderini kapsamadığı, dava dayanağı poliçede tedavi gideri ve daimi maluliyet olmak üzere iki ayrı limitinin bulunduğu, bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde.

İtiraz Hakem Heyetince, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin bakıcı gideri yönünden hak düşürücü süreden red kararının yanlış olduğuna dair verilen karar sonuç itibari ile doğrudur.

İtiraz Hakem Heyetince, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin daimi maluliyet tazminatı yönünden hak düşürücü süreden red kararının kaldırılmasına dair karar yönünden davalı temyiz itirazlarının incelemesine gelince;

KTK'nun 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkeme hakimince re’sen dikkate alınması gerekir.

Somut olaya bakıldığında; davacı ...’a poliçe hükümleri gereğince davadan önce 05.10.2011 tarihinde 74.668,84 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasında tarihsiz (05.10.2011 ödeme dekontu) ibraname imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu husus davacının da kabulündedir. Aksi davacı tarafından ispat edilememiştir.

Bu itibarla, davacı tarafından imzalı ibraname bulunmasına ve eldeki başvurunun 19.01.2015 tarihinde yapılmış olmasına göre, KTK'nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin daimi maluliyet tazminatı bakımından geçirildiği gözetilmek suretiyle davacının daimi maluliyet tazminat talebinin, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde Uyuşmazlık Hakem Heyetinin daimi maluliyet bakımından hak düşürücü süreden red kararının kaldırılmasına dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

3-Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”.

Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen “bütün masraflar” deyimi çok geniş kapsamlıdır. Bu giderlere zarara uğrayanın katlanmak zorunda kaldığı bütün giderler dahildir.

Bu bakımdan zarara uğrayan, işlerini görememesi nedeniyle tutmak zorunda kaldığı yardımcı ya da hasta bakıcı için ödemek zorunda kaldığı giderleri de isteyebilir.

Somut olayda; dosya kapsamındaki Malatya üniversitesi Tıp Fakültesi Engelli Sağlık Kurulunun 10.08.2011 gün 1444 sayılı raporuyla davacı ...'ın beden gücü kayıp oranı % 76 olarak belirlenmiş; ayrıca anılan sağlık kurulu raporunda “ağır özürlü” ve “sürekli” ibarelerine yer verilmiştir. Böylece, davacının ömür boyu bakıma muhtaç olup olmadığı değerlendirilmeksizin davacı lehine bakıcı giderine hükmedilmiştir.

Kaza, 28.10.2008 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının tespiti açısından "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" yürürlüktedir.

Bu durumda, trafik kazası nedeniyle işgücü kaybı oranının kesin olarak belirlenmesi için kaza tarihinde yürürlükte bulunan söz konusu Yönetmelik hükümlerine göre mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor aldırılarak; davacının işgücü kaybı oranının, davacının maluliyeti ile dava konusu kaza arasındaki illiyet bağının, kaza ile davacının maluliyeti nedeniyle bakıcı hizmetine ihtiyaç duyup duymayacağı, duyacaksa süresinin net olarak tespiti istenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozma nedeni yapılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 03/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/2327, K. 2020/3156, 3 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2327
Karar No
2020/3156
Tarih
3 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2019/2345 K.2020/1668
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/2345 K.2020/5150
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/2347 K.2020/3357
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/2350 K.2020/3355
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2019/2353 K.2020/1584
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/2354 K.2020/1894

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.