KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/2401 E., 2021/613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2021
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Asıl davada davacı ... ile davalı ...Ş., birleşen İstanbul Kapanan 50. Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2013/229 Esas sayılı dosyasında davacı ..., ..., ..., ...'e velayeten kendine asaleten ... ile davalı ...Ş., birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/263 esas sayılı dosyasında davacılar ... ve ...'e velayeten kendine asaleten ..., ... ile davalı ...arasındaki dava hakkında İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2014 gün ve 2014/387-2014/331 sayılı hükmünün Dairemizin 24/12/2018 gün ve 2018/1843 -2018/12635 sayılı ilamı ile onanmasına/bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
-K A R A R-
Davacı vekili, 29/05/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin oğlu ...'ün hayatını kaybettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze ve defin giderinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsilini istemiş, 08.07.2014 tarihinde destekten yoksun kalma talebini 11.569,66 TL'ye, cenaze ve defin gideri talebini 8.000,00 TL'ye artırmıştır.
Birleşen dava davacılar vekili, 29/05/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkillerinin eş ve anneleri olan ...'ün hayatını kaybettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze ve defin giderinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsilini istemiş, 08.07.2014 tarihinde destekten yoksun kalma talebini 17.300,57 TL'ye, cenaze ve defin gideri talebini 8.000,00 TL'ye artırmıştır.
Diğer birleşen davada davacılar vekili, 29/05/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkillerinin eş ve anneleri olan ...'ün hayatını kaybettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze ve defin giderinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsilini istemiş, 08.07.2014 tarihinde destekten yoksun kalma talebini 18.678,03 TL'ye, cenaze ve defin gideri talebini 8.000,00 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili, davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile, 11.569,66 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 2.000,00 TL cenaze ve defin giderinin 01.08.2013 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine.
Birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 9.808,54 TL ve davacı İdris için 7.489,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının 01.08.2013 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacılara verilmesine.
2.000,00 TL cenaze ve defin giderinin 01.08.2013 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, diğer davacıların destekten yoksun kalma taleplerinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine,Diğer birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 5.127,35 TL ve davacı ... için 13.548,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının 01.08.2013 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacılara verilmesine.
1.999,00 TL cenaze ve defin giderinin 01.08.2013 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ... dışındaki davacılara verilmesine, Vedat hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, ...'ın destekten yoksun kalma talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24/12/2018 gün ve 2018/1843 -2018/12635 sayılı ilamı ile onanmasına/bozulmasına karar verilmiş, bu kez davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
1-Davacılar vekilinin mahkemenin 11.11.2014 tarihli kararını temyiz etmiş olmasına rağmen, Dairemizce verilen 24/12/2018 gün ve 2018/1843 -2018/12635 sayılı ilamda temyiz
dilekçesinin dikkate alınmadığı görüldüğünden, davacılar vekilinin karar düzeltme isteği bu yönüyle yerinde olup kabul edilmiştir.
Davacılar vekilinin temyiz isteminin incelenmesi sonucunda;
Mahkemece, davacıların destek alacağının belirlenmesi için alınan aktüer raporu yetersiz ve soyut olup, hükme esas alınabilir nitelikte değildir. Oysa 2918 sayılı KTK. 111. maddesi uyarınca ibranamenin hüküm doğurup doğurmadığının belirlenmesi için ödeme tarihi itibariyle aktüer hesabı yapılması, ödeme yeterli ise davanın reddine karar verilmesi, ödeme yeterli değilse karar tarihine en yakın tarihli verilere göre aktüer hesabı yapılarak destek tazminatının belirlenmesi ve ödenen tazminat tutarı güncellenip faiz hesabı yapılıp hesaplanan tazminattan düşülerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Desteğin bakımından yararlanan eşin, yeniden evlenmesi veya fiili olarak bakım ihtiyacını karşılar biçimde birliktelik yaşaması halinde, bakım ihtiyacının sona erdiği ve yitirilmiş destek ediminin yeni bir destek edimiyle karşılanmış olacağı dikkate alınarak, hayatta kalan eşin desteklik süresi içerisinde yeniden evlenme ihtimalinin belirlenmesi gerekir. Bu bağlamda, eşin yaşı, 18 yaşından küçük çocuk sayısı, sağlığı, görünümü, ekonomik durumu gibi etkenler değerlendirilerek bu belirlemenin yapılması gerekir.
Dairemiz'in içtihatları gereği; evlenme ihtimali oranları belirlenirken, destek gören eşin rapor tarihindeki yaşına göre, (HGK'nın 1.10.2019 tarihli, 2017/17-2038 E, 2019/979 K sayılı kararı bu yöndedir.) AYİM Evlenme İhtimali Tablosu'ndaki belirlemelerin esas alınması gerekmektedir. O halde, davacı eş Tahsin’in 11/03/2014 rapor tarihindeki yaşının 48 olduğu, buna göre AYİM tablosuna göre evlenme ihtimalinin %4 olduğu ve 18 yaşından küçük her bir çocuk için %5 indirim yapılması gerektiği gözetilerek hesaplama yapılması gerekirken; davacı eş ... için %20 oranında evlenme ihtimali indirimi yapılarak hesaplama yapılan bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve
ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; desteklerin hem kız çocukları hem de erkek çocukları için 18 yaşın ikmaline kadar destek tazminatı alabileceği hesaplanmış olup, mahkemece davacı çocukların yüksek öğrenim görüp görmedikleri araştırılmak suretiyle, yükseköğrenim görüyorsa temyiz eden sıfatına göre 25 yaşa kadar, yükseköğrenim görmüyorsa kız çocukları için 22 yaşa kadar, erkek çocuklar için 18 yaşa kadar destek göreceği kabul edilerek ona göre tazminat hesaplaması yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme içeren rapor esas alınmak suretiyle destek süresinin belirlenmesi doğru değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/2401, K. 2021/613, 3 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama