KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/2415 E., 2020/4622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili, 22/11/2014 tarihinde davacıların murisi ...'nın kullanmakta olduğu ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... isimli yolcuyu indirdikten sonra yolcunun yolun karşı tarafına geçmek istemesi esnasında plaka, marka ve modeli alınamayan bir aracın çarpması sonucunda yardım amaçlı olarak kendi aracını yolun sağına park ederek yaralı yolcuya doğru giderken, ... plakalı aracın bölünmemiş 3 şeritli yolda kendisine ait olmayan şeritten gelerek ...'ya çarptığını, çarpma sonucunda ...'nın vefat ettiğini, kaza anında davacının sürücüsü olduğu ... plakalı aracın davalı ... şirketi uhdesinde sigortalı olduğunu,
kazanın araç dışında meydana gelmesi davalı ... şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını ve sair hususları belirterek trafik kazasında desteklerini kaybeden davacılar adına fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin 100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilamında, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen EK-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 58.800,00 TL'dir. Davacılar ... ve ... yönünden hesap edilen tazminat miktarı 7.291,80 TL ile 11.723,10 TL olup temyize konu edilen karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1/6/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacılar ... ve ... için verilen temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”.
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ZMSS'nin amacı, trafik kazaları sonucu 3. kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır.
Somut olayda; davalı ... şirketine sigortalı, davacıların desteği ...’nın sevk ve idaresindeki aracın yolcusu olarak bulunan dava dışı ... isimli yolcuyu indirdikten sonra, yolun karşı tarafına geçerken başka bir aracın dava dışı yolcu ...’e çarptığı; bunu gören davacıların desteği ...'nın aracını yolun kenarına çekerek yardıma giderken ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu vefat ettiği anlaşılmış olup, davacıların desteğinin sürücüsü olduğu ... plakalı aracın arızı olarak geçici sürüde durduğunun bu nedenle aracın işletilme halinde olduğunun kabulü gerekir.
O halde işin esasına girilerek toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/2415, K. 2020/4622, 9 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama