İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/2648 K.2020/6951

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde asıl davanın davacılar vekili ile birleştirilen davanın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi…

Esas2019/2648Karar2020/6951Tarih12 Kasım 2020Okuma5 dk · 966 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2019/2648 E., 2020/6951 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2020
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

966 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde asıl davanın davacılar vekili ile birleştirilen davanın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Asıl davada davacılar ..., ..., ... vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada müvekkillerinin desteği olan eş/babalarının öldüğünü açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleştirilen davada davacılar ..., ..., ..., ... vekili, davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile

gerçekleşen kazada müvekkillerinin desteği oğul/kardeşlerinin öldüğünü açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile desteğin geride kalan annesi ve babası için ayrı ayrı 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın, desteğin kardeşleri için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, bozma ilamı, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; asıl davada her bir davacı için 2.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, birleştirilen davada desteğin anne-babası için ayrı ayrı 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiz ile tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, manevi tazminat yönünden desteğin anne-babası için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın, kardeşleri için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiz ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, asıl davanın davacılar vekili ile birleştirilen davanın davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

1-Davacılar vekilleri asıl ve birleştirilen davada, meydana gelen kazada desteğin öldüğünü açıklayıp tazminat talebinde bulunmuşlar, mahkemece, davacıların tazminat haklarının kapsamının belirlenmesi amacı ile kusura ve tazminata ilişkin rapor alınmış, raporların taraflara tebliği üzerine davacılarca raporlara itiraz edilmiş, mahkemece davacıların itirazları karşılanmaksızın 16.03.2015 tarihli karar ile dava dilekçelerinin yetkisizlik nedeni ile reddine karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Dairece 26.04.2018 günlü karar ile mahkemenin yetkili olduğundan işin esasına girilerek karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada tarafların raporlara itirazları giderilmeksizin, yapılan itirazlar karar yerinde tartışılmaksızın ve davacılara maddi tazminat miktarlarını ıslah etme imkanı tanınmaksızın ilk celsede davaya son verilerek hüküm kurulmuştur.

22.07.2020 yürürlük tarihli 7251 sayılı Kanun ile değişen 6100 sayılı HMK’nın 177/2.maddesinde; “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin

bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” düzenlemesine yer verilerek bozmadan sonra ıslah yapılabileceği düzenlenmiştir.

Buna göre mahkemece yapılacak iş tarafların raporlara itirazları da değerlendirilerek gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak veya hükmün gerekçesinde tartışılmak suretiyle itirazlar giderilerek ve 7251 sayılı Kanun ile değişen 6100 sayılı HMK’nın 177/2.maddesi ile, Yargıtayın bozma kararından sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapılması halinde, tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceğine dair açık düzenleme yapıldığı gözetilerek davacılara ıslah imkanı tanınmak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, desteğin geride kalan kardeşleri davacı ... ve ... lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata yönelik bu davacılar yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

3-Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.

O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre

değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında,

Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar ... ve ... lehine takdir olunan manevi tazminatın “bir miktar az” olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de;

Birleştirilen davada davacılar vekilince hükmedilecek tazminatlara avans faizine karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece yasal faize karar verilmiştir, oysa zarara neden olan araç kamyon olup, araç maliki olan şirketin ticari faaliyeti sırasında kaza gerçekleştiğine göre faiz türü olarak avans faizine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar ..., ..., ... vekilinin ve birleştirilen davada davacılar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl dava davacılara ve birleşen dava davacılarına geri verilmesine 12/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/2648, K. 2020/6951, 12 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2648
Karar No
2020/6951
Tarih
12 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2019/2648 K.2020/3678
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/2649 K.2020/13860
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/2650 K.2020/18521
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/2650 K.2020/13868
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2019/2652 K.2020/11141
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2019/2655 K.2020/3679

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.