KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/2960 E., 2019/8668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının eşi ...'ın idaresindeki araca tam kusurlu olarak çarpmasıyla ölümlü kaza meydana geldiğini, davacının ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığını, davalıya başvuru yapıldığı halde ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 500,00 TL. tazminatın temerrüt tarihi olan 01.07.2017'den işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 19.04.2018 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 95.466,39 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, usulünce yapılmış başvuru olmadan dava açılamayacağını, kazada ölenin kusurlu olduğunu, yeni ZMSSGŞ dahilinde tazminatın hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 95.466,39 TL. tazminatın 01.07.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi tarafından; davacı tarafça davadan önce davalıya başvuru yapıldığından dava şartının yerine getirildiği, kusur ve tazminatın belirlenmesine ilişkin raporların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre; usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/2960, K. 2019/8668, 30 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama