KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/3227 E., 2020/5126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 05/09/2014 tarihinde davacıların oğlunun yolcu olduğu davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde davacıların oğlu ... hayatını kaybettiğini, murisin ölümü ile davacıların desteğinden yoksun kaldığını beyanla, davacılar baba ... ile anne ... için şimdilik 50,00'şer TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taleplerin öncelikle zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk poliçesi tarafından karşılanması gerektiğini, kazaya karışan aracın minibüs olduğu tespit edilmiş olmakla, kazaya karışan aracın şehirlerarası taşımacılık yapıyor olması halinde aracın zorunlu taşımacılık poliçesinin tespit edilmesini, aksi takdirde davanın Güvence Hesabına yöneltilmesini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile davacı anne ... için 71.591,00 TL, davacı baba ... için 29.808,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 23/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, usul ve yasaya uygun olan ve başlıkta yazılı bulunan mahkeme kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK'ya eklenen EK-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 58.800,00 TL'dir.
Davacı ... lehine hükmedilen tazminat miktarı itibariyle temyize konu edilen karar davalı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1/6/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı ... yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı vekili tarafından (davacı ... yönünden) yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/3227, K. 2020/5126, 6 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama