KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/4501 E., 2019/9464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı ... şirketine sigortalı araç içinde yolcu olarak bulunan davacının 06.04.2011 günü gerçekleşen tek taraflı kazada malul kalacak şekilde yaralandığını belirterek fazlaya dair istek hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın davalı şirkete müracaat tarihini müteakip 8. iş günü bitiminden başlayarak işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili; 23.05.2014 tarihli dilekçe ile talebini toplam 104.214,37 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili; sorumluluğun sigortalı aracın kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ancak davacının araçta yolcu olmayıp aracı alkollü halde kullanan sürücü olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 88.667,22 TL maluliyet nedeniyle tazminatın kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 09.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmü temyiz eden davacı vekili Av. ...'un 25/02/2019 tarihli dilekçeyle temyiz isteğinden feragat ettiğini bildirdiği ve vekaletnamesinde temyizden feragate yetkili olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, temyiz aşamasında davalı ... davacı yan ile sulh olunduğunu, davacı tarafa 21.02.2019 tarihinde asıl alacak ve ferileri ile birlikte 109.417,40 TL ödendiğini, sözü geçen 15/02/2019 tarihli ibraname ve sulh protoklü gereği maddi tazminat yönünden konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini savunmuştur.
Ödeme borcu sona erdiren sebeplerden olup, sunulan ibranamenin açılan davadaki talepler yönünden etkisinin ne olacağının değerlendirilmesi gerekmekte olup, iddia olunan ödemenin ve ibra keyfiyetinin araştırılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/4501, K. 2019/9464, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama