KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/729 E., 2020/2413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacıya ait aracın davalı şirket tarafından kasko poliçesiyle sigortalı olduğunu, aracın yaptığı kazada hasar gördüğünü, tarafların 34.500,00 TL. hasar bedeli ödenmesi konusunda mutabakatname imzaladıklarını ve davacının gerekli tüm belgeleri davalıya gönderdiğini, davalının mutabık kalınan hasar bedelinin sadece 20.500,00 TL'sini davacıya ödediğini ve bakiye bedelin tahsili için yapılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek takibe itirazın iptali ile asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının toplam 14.324,54 TL. (asıl alacak 14.000,00 TL, icra takip tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi 142,40 TL, takip öncesi ihtarname masrafları 182,14 TL. olmak üzere) yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına; asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine; hükmedilen 14.324,54 TL'lik alacağın %20'si olan 2.864,91 TL. icra inkar tazminatının davalıdan
tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davalının görevlendirdiği eksper tarafından, ağır hasarlı olduğu için perti uygun görülen araç rayiç bedelinin 34.500,00 TL. olarak belirlendiği ve bu bedelin ödenmesiyle araç hurdasının davalı sigortacıda kalmasının kabul edildiğine ilişkin davacı beyanını da içeren mutabakatnamenin kapsamı dikkate alındığında, davalının bu bedelin ödenmeyen kesiminden sorumlu olduğuna ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemesine;
hasarın teminat dışı kalmasını gerektirecek somut bir sebep bulunduğunun davalı sigortacı tarafından ileri sürülmemiş ve bu yönde bir delil de sunulmamış olmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko poliçesi gereği eksik ödenen hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı tarafından düzenlenip davacıya gönderilen ve davacının da imzaladığı mutabakatname ile zarar miktarı belirlendiğinden, alacağın likit olduğunun kabulünde ve likit alacakla ilgili başlatılan icra takibinde itirazı haksız görülen davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki; icra inkar tazminatının, icra takibine konu asıl alacak üzerinden hesaplanması gerektiği gözetilmeden, takip öncesi işlemiş faiz ile ihtarname giderlerinin de dahil edildiği takip tutarının tamamı üzerinden belirlenmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu husustaki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/729, K. 2020/2413, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama