KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/949 E., 2020/7995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...’dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine takip yapılıp haciz varakaları düzenlendiğini, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkullerdeki miras hissesinin diğer davalılara mal kaçırma saiki ile devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, söz konusu tasarrufun ödeme emirlerinin tebliğinden önce yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., ... ...ve ... mirasçıları vekili, söz konusu tasarrufların davalı ... ... ile aralarında imzalanan ... 19. Noterliğinin 15.08.2008 tarih, 11428 yevmiye nolu miras taksim sözleşmesine istinaden yapıldığını, mal kaçırma kasdı olmadığı gibi, davalı borçlu Mehmet ...’un devrettiği gayrımenkul hisselerine karşılık kendi devrettikleri yerlerin hisselerinin daha değerli olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf sebeplerinin esastan reddine, karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nın 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, davalılar arasındaki tasarrufların miras taksim sözleşmesine istinaden yapılmış olduğunun anlaşılmasına, miras taksim sözleşmesi gereğince davalı brçluya daha değerli gayrımenkul hisselerin verilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2 md. Uyarınca düzeltilerek onanması gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/949, K. 2020/7995, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama