KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/1409 E., 2021/1763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23.02.2021 Salı günü davacılar vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 26.01.2015 tarihinde diğer davalı ...’a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin borçlu ile bir yakınlık veya akrabalığı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın raiç bedeli olan 80.000,00 TL ile satın alındığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davalılar arasında yapılmış olan resmi senede göre taşınmazın 21.100.00 TL'ye devredildiği aynı tarihteki rayiç değerinin 257.811,39 TL olarak hesaplandığı, kayıtlı satış değeri ile rayiç değer arasında fahiş fark bulunduğu, bu nedenle temlikin bağış hükmünde kabul edildiği, karinenin aksinin de davalılarca ıspatlanamadığı, davalı ... vekili’nin taşınmazın resmi senette yazanın aksine 80.000.00 bedelle devredildiğini, buna ilişkin banka dekontu bulunduğu savunmuşsa da tapu sicil Kayıtları resmi kayıtlar olduğu, davalı tarafın kendi muvazaalarından lehlerine sonuç çıkarmaları ve bundan yararlanmaları mümkün olmadığından bahsile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf mahkemesi de, taşınmazın tapudaki satış bedelinin 21.000,00 TL olduğu, bilrikişeliren gerçek değerini 257.811,39 TL olarak belirlediği, davalı üçüncü kişinin sunduğu 80.000,00 TL banka dekontu eklendiğinde satış bedelinin 101.000,00 TL'nin dikkate alınması halinde ivazlar arasında bedel farkı olduğu gibi davalıların daha öncesinden birbirlerini tanımadıklarını, bu satış sebebi ile tanıştıklarını beyanlarının aksine dosya içerisinde bulunan emniyet araştırması sonucunda,
taraflar arasında 7-8 yıldan beri narenciye alım satımı şeklinde ticari ilişki bulunduğu belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1, b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalılar vekilleri, tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir
yön bulunmamasına, tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu şeyin değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğundan, takip konus alacağın takip tarihindeki değerinin baz alınmasında bir isabetsizlik bulunmamakta olup, tasarrufun takip konusu alacak ve ferileri ile iptal edildiğinden, yapılmış bir ödeme var ise tahsil aşamasında dikkate alınması gerekmesine göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1409, K. 2021/1763, 23 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama