KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/1544 E., 2020/6241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı vekili ile davalılar ... vekili ile davalı ... tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkil şirketin nezdinde sigortalı meskende 15/06/2014 tarihinde üst katta bulunan 3 numaralı dairenin su saatine gelen bina ana tesisat borusunun su saatinden önceki bölümünde meydana gelen arıza nedeniyle sızan
suyun tesisat şaftı içinden geçerek sigortalı konutta hasara sebebiyet verdiğini, davaya konu olayın davacı şirket sigortalısına ait meskende binanın ortak alanından kaynaklanan hasar nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin kat maliklerinden arsa payları ile sınırlı olarak rücusu olgusuna dayandığını, , 14.222,92 TL hasar tazminatının 14/03/2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalı kat maliklerinden sorumlu oldukları arsa payı oranında tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Bir kısım davalılar ve vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile, davalılardan arsa payı oranında 14.222,92 TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 14/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, konut sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu kararda, tapu kaydının incelenmesinde davalılar ...'un ve ...'ın arsa paylarına göre davalılar aleyhine hükmolunan alacak kısmı için karar, anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, adı geçen davalıların temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; dava dilekçesinde davalıların arsa payı
oranında sorumluluklarının talep edilmiş olmasına göre; davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1544, K. 2020/6241, 26 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama