KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/1659 E., 2021/2693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2021
- Mahkemesi
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 10.03.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacı tarafından ...
Ürün Sigorta Poliçesiyle sigortalı ve sigortalıları tarafından yapımı gerçekleştirilen ... yapımındaki test çalışması sırasında iki trübünden ses gelmesi üzerine çalışmanın durdurulduğunu, montaj ve imalat işini yüklenen davalı şirket bakım görevlileri tarafından bakım amacıyla kapakların açılıp bırakıldığını ve bu açık kapaklardan nehir suyunun geri tepmesiyle santralin içinin su dolduğunu, davalı çalışanlarının bakım onarımdaki hatalı işlemi nedeniyle sigortalı yerde hasar oluştuğunu, sigortalıya 75.000,00 TL. hasar bedelinin ödendiğini ve sigortalıdan alacağın temlik alındığını belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 75.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 17.06.2015'ten işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
.Davalı vekili, davaya konu edilen hasarın oluşumunda davalı ile çalışanlarının bir kusuru bulunmadığını, olayın beklenmeyen ve önlenemez nitelikte olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 75.000,00 TL'nin 17.06.2015'ten işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen hükme karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından; davalı vekilinin istinaf talebinin diğer yönlerden esastan reddine; ancak, ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu yeterli görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; alınan 21.01.2020 tarihli bilirkişi heyet raporu gereği yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kabulüne, 75.000,00 TL'nin 17.06.2015'ten işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporundaki eksikliklerin (özellikle, davacı sigortalısına ilişkin kusur yönünden), İstinaf Mahkemesi tarafından alınan 21.01.2020 tarihli uzman bilirkişi heyeti raporuyla giderilmiş olmasına.
HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre; usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1659, K. 2021/2693, 15 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama