KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/2691 E., 2021/1962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından; süre aşılarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 23.10.2009 tarihinde davacının aracı ile seyir halinde iken araç arızası nedeni ile yolda duran davalı ...’ın sürücüsü ve davalı müflis şirketin işleteni olduğu aracın yola akıttığı yağ nedeni ile davacı sürücünün kayarak bariyerlere ve korkuluklara çarptığını, araçtan indikten sonra ise arkadan gelen davalı ...’un sürücü, davalı ...’ün malik ve davalı ... şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın yaya haldeki davacıya çarpması ile meydana gelen kazada davacının ağır yaralandığını,
maddi ve manevi kayıplarının olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş. 07.12.2015 harç tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 723.598,74 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. şirketi vekili, poliçe limiti ile sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar vekilleri, kusurlarının olmadığını, istenen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, ıslah dilekçesi dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kabulü ile 723.598,44 TL maddi tazminatın tüm davalılardan (davalı ... poliçe limiti ile ve kaza tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olmak şartı ile) kaza tarihi olan 23/10/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
davacı tarafın kusur oranına göre davalıların kusur oranına göre ayrı ayrı sorumlu tutulması talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/10/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...
Motorlu Araçlar Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından; süre aşılarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece 17.03.2020 tarihli ek kararda davalı tarafından kesin süre içinde eksik harcın (13.211,13 TL nispi harç) yatırılmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş; bu ek karar da, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin, hükmü temyiz eden davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin 17/03/2020 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın onanması gerekmiştir.
2-Gerekçeli karar davalı ... vekiline 27.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ... vekili, kararı 01.08.2019 tarihinde maktu harç yatırarak 11.07.2019 tarihinde temyiz etmiştir. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi, süresinde olmadığından davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm,
davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
4-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı ... Sigorta A.Ş kazaya neden olan karşı aracın trafik sigortacısıdır.
a)2918 sayılı ...nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.
Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir.
Somut olayda; dosya içerisinde davalı ... şirketine başvuru yapıldığına ilişkin belge bulunmamasına göre, davalı ... Sigorta A.Ş’nin dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Mahkemece; davalı ... Sigorta A.Ş yönünden hükmedilen tazminatın tamamına dava tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken, kaza tarihinden faiz yürütülmesi hukuk ve yasaya uygun değildir.
b) Davalı ... Sigorta A.Ş, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden, sorumlu olunan poliçe limitinin toplam hükmedilen maddi tazminata oranı dahilinde sorumludur. Mahkemece, harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri belirlenirken davalı ... şirketinin sorumlu olduğu limitin gösterilmesi gerekirken bu giderlerin tamamından sorumlu tutulması isabetli değildir.
Yukarıda (a) ve (b) bentlerinde yazan hususlar hukuk ve yasaya aykırı olup, her bir bent ayrı bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/2691, K. 2021/1962, 25 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama