KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/3251 E., 2021/2852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne/yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 05.06.2007 tarihinde geçirdiği çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, motosikletinin de hasarlanarak değer kaybına uğradığını, tedavi için gidip gelmeler nedeniyle yol masrafları yaptığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.06.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini geçici iş göremezlik ödeneği bakımından 44,82 TL, çalışma gücü kaybı nedeniyle 22.613,55 TL olmak üzere maddi tazminat talebini 22.658,37 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar ... Sigorta A.Ş. vekili ile ... ve ... vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Yapılan yargılama sonucunda yerel mahkemece verilen davanın kısmen kabul-kısmen redine dair karar; davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz başvuruları üzerine, Dairemizin 09.07.2018 tarihli ve 2015/13115-2018/6950 sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile 1.632,05 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 06/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat bakımından Yargıtay ilamı ile hüküm kurulduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un "Yargılama giderlerinden sorumluluk" konusunun düzenlendiği 326. maddesinde;" (1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir." düzenlemesi yer almakta olup, eldeki dosyada davalı ... şirketince davanın açılmasından sonra 13.06.2013 tarihinde 20.206,00 TL maluliyet tazminatı ödenmesine, hüküm altına alınan bakiye 1.632,05 TL maddi tazminatın da davalıların sorumluluğunda olmasına dolayısıyla;
davacı tarafın söz konusu maddi tazminat talepleri yönünden dava açmaktaki haklılık durumuna göre, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin tamamından davalıların sorumlu olduğu gözetilmeksizin, kararda yazılı olduğu şekilde,kabul-ret oranına göre yargılama giderinin paylaştırılması doğru olmayıp, bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/3251, K. 2021/2852, 17 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama