KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/3453 E., 2021/2576 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 14.02.2013 günü davacıların yaya haldeki oğlu destek ... davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu desteğin hayatını kaybettiğini belirterek 10.000,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan ve 10.000,00’er TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile maddi talebini davacı anne Sebiye için 10.526,30 TL’ye, davacı baba Aydın için 10.526,30 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Yapılan yargılama sonucu davanın reddine dair verilen hüküm, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 08.02.2018 gün ve 2015/7467 E.-2018/736 K. sayılı ilamı ile “davalı sürücünün tali kusurlu kabul edilerek mahkum olduğu anlaşıldığına göre, maddi vakıalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı olan hukuk hakiminin yapacağı şey kusur oranları arasındaki mübayeneti giderecek şekilde İTÜ'den seçilecek bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, kaza tespit tutanağı ile mahkeme ve ceza yargılaması sırasında alınan raporlardaki kusur belirlemeleri
arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğu” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan delillere göre; davanın davalı ... Tahmil Tahliye Taşımacılık İnş. Ltd. Şti. yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine, davanın davalılar ...
Sigorta A.Ş. ve ... yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacılar yönünden ayrı ayrı olmak üzere 10.000,00'er TL maddi tazminatın davalı ...
Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 14/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacılar yönünden ayrı ayrı olmak üzere 8.000,00'er TL manevi tazminatın 14/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, istemini sigorta poliçesinde manevi teminatı bulunmayan davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminatla açıkça sınırlandırmış olup, başka bir anlatımla, bu davalıya yönelik manevi tazminat isteminde bulunmamış, mahkemece de, manevi tazminat bakımından davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmamış fakat davalı sigorta şirketi kabul edilen manevi tazminat için yargılama gideri ve harçtan sorumlu tutulmuştur. Davalı sigorta şirketinin manevi tazminat bakımından yargılama gideri ve harçtan sorumlu tutulmaması gerekirken sorumlu tutulması doğru olmayıp bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı
HMK'nın 370/2. (HUMK 438/7) maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/3453, K. 2021/2576, 11 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama