KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/36 E., 2020/2456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2020
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı kabulüne dair verilen hüküm, süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, yine davalılar vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya olarak incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yaptığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunu mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 14.09.2017 tarihinde davalı dayısı ... devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekillerinin dava dilekçesinde belirtilen şekilde akraba olduğunu, ancak mali sıkıntıya düşen borçlunun kendi oturduğu evi satarak, aynı evde bu kez kiracı statüsünde oturmak zorunda kaldığını, taşınmazın raiç bedelden satıldığını, alınan bedel ile davacı bankaya olan borcun bir kısmının ödendiğini, müvekillerinin mal kaçırma amaçlarının olmadığını, davanın reddini gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, tapu senedine göre dava konusu taşınmazın 250.000,00 TL bedelle davalı ...'a satıldığı, satış tarihindeki gerçek değerinin 380.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, taşınmazın satış bedelinin bilirkişi tarafından belirlenen değerden çok düşük olduğunu, davalı ...'ın diğer davalı ...'in dayısı olması nedeniyle İİK'nun 280/1 ve 280/2 maddesine göre; borçlunun, alacaklısına zarar verme kastını bildiğinin kabul edildiği davalı vekilinin de kabulünde olduğu üzere çekişme konusu meskenin devredildikten
sonra dahi davalı ...'in bizzat kullanmaya devam etmesi hususları gözönüne alındığında davalı ...'in dava konusu taşınmaza ilişkin tasarrufunun alacaklısından mal kaçırmak amacıyla yapıldığı tasarrufun iptali şartlarının oluştuğu kanaatine varıldığı gerkeçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf mahkemesi de, tasarurfun borcun doğmundan sonra yapıldığı, borç kaynağı senedin teminat senedi olduğunun davalılar tarafından yazılı belge ile ispatlanmadığından ve toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından bahisle davalılar vekilinin isitinaf istemi esastan red edilmiş, anılan karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalılar vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına, borç kaynağı senetle ilgili olarak takip dosyasında yapılmış bir itiraz ve iptal olmamasına, borcun senedin tanzim tarihinde doğmuş bulunmasına, davacı ile borçlu arasındaki kredi ilişkisinin 14.01.2013 tarihinde başladığı ve sürekli yenilenerek devam etmiş bulunmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/36, K. 2020/2456, 3 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama