KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/9141 E., 2021/3322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 25.12.2017 tarihinde davalı ... şirketine trafik (ZMSS) sigortası ile sigortalı aracın davacıya ait araca çarpması ile meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacıya ait aracın hasar gördüğünü bildirerek 2.500,00 TL değer kaybının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin kabulü ile 2.500,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 17.09.2019 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline kesin olarak karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 6456 sayılı Kanunla değiştirilen 30. maddesinin 12. fıkrasında beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu, beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebileceği, kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebileceği belirtilmiştir. Yasada belirtilen ayrık haller ise İtiraz Hakem Heyeti kararı için getirilmiştir.
Buna göre, hakem heyetince hükmedilen miktar 2.500,00 TL olup her ne kadar davalı vekili itiraz yoluna başvurmadan doğrudan hakem heyeti kararını temyiz etmiş ise
de, yukarıda anılan madde uyarınca temyizi kabil olmayan hakem kararına yönelik temyiz yoluna başvurmakta davalının hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/9141, K. 2021/3322, 25 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama