İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /17. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 17. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2021/2062 K.2021/1433

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2021/2062Karar2021/1433Tarih16 Şubat 2021Okuma5 dk · 1.015 kelime

KÜNYE

17. Hukuk Dairesi 2021/2062 E., 2021/1433 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Şubat 2021
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.015 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın tek tarflı trafik kazası yapması neticesinde davacının yaralandığını, maluliyetinin oluştuğunu, tedavi ve diğer giderlerinin olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... şirketi vekili; davacının talebi yönünden zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini, ayrıca davanın esastan da reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında zararı meydana getiren eylem suç oluşturduğundan olayın, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımına tabi olduğu, davalı tarafın da yasal süre içinde zaman aşımı def'inde bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesince, İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.

BK'nın 72. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanaşımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir. Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nın 109/I.

Maddesinde de "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.

Aynı fiil bazen, hem sorumluluğu gerektiren hem de ceza kanunlarına göre cezayı gerektiren bir fiil olabilir. Bu fiile göre Ceza Kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngördüğü hallerde, tazminat davasının daha önce zamanaşımına uğraması tutarlı bir çözüm oluşturmaz. Zira cezalandırma, müeyyide olarak tazminattan daha ağırdır. Bu sebeple, kanun koyucu uyum sağlamak amacıyla ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresince tazminat davasının da devamını temin bakımından genel olarak (6098 sayılı TBK m. 72/I), özel olarak da KTK 109/II. maddesinde düzenleme yapmıştır.

Burada üzerinde durulması gereken, 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece fiilin Ceza Kanununa göre cezayı gerektiren bir fiil olmasının yeterli olması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece fiilin cezayı gerektiren bir eylem olmasını yeterli görmekte; bunun dışında, eylemi gerçekleştiren fail hakkında soruşturma yapılmasını, ceza davası açılmış olması veya mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı koşulu aranmamaktadır. Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer

sorumlular arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Ayrıca, ceza davasında şahsi hak talebinde bulunmak şartıyla davaya müdahil olarak katılma halinde de dava zamanaşımı süresinin kesileceği gözardı edilmemelidir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 10.10.2001 gün 2001/19-652-705, 16.04.2008 gün 2008/4-326-325, 09.10.2013 gün 2013/4-36-1457 sayılı kararları)

Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; davaya konu 31.08.2007 tarihli kaza sonrası davacını ... Devlet Hastanesinde tedavi gördüğü, 03.09.2012 tarihli ... Bölge Eğitim ve Araştırma Hastahanesi Özürlü Sağlık Kurul raporuna göre; davacıda %47 oranında maluliyet oluştuğu tespit edilmiştir.

Davalı ... şirketine 07.12.2013 tarihinde yapılan başvuru neticesinde sigorta şirketinin 03.02.2014 tarihli cevabi yazında yeni bir özür raporu alınması gerektiği berlirtilmiş, bunu üzerine 04.11.2014 tarihli Trabzon ... Eğitim ve Araştırma Hastahanesi Engelli Sağlık Kurul Raporu alınarak davacıda %40 oranında maluliyet oluştuğu tespit edilerek rapor 14.11.2014 tarihli ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’ nün yazısı ile davalı ...Ş.'ye gönderilmiştir.

Bu kez 15.12.2014 tarihli davalı ...Ş.'nin davacıya hitaben yazısında 2007–2012 arası orta derece restrüktif bozukluğu ile ilgili tıbbi belgeler tedavi belgeleri,reçete vb. evraklar istenilmiş, bunu üzerine davacı tarafından 16.12.2014 tarihli dilekçe ile bulunan tedavi çıkış özeti,evrakları, suç duyurusu, vb. evrakların sunulduğu belirtilerek talebin ivedilikle sonuçlandırılmasını istenilmiştir.

Davacının 6.9.2012 tarihli savcılık ifadesinde ise; kazadan sonra ... Devlet Hastanesine ambülansla getirildiğini, polsin gelip bilgi aldığını ancak tutanak düzenlemediğini, kazadan sonra akciğerlerinde kalıcı sorunlar meydana geldiğini, daha sonra karakol komutanlıklarında yaptığı araştırmalarda kaza ile ilgili soruşturma dosyası açılmadığını, kaza tespit tutanağına ... Devlet Hastanesinin arşivinden ulaşıldığını, adli işlem yapmayan kişilerden şikayetçi olduğu belirtilmiş bu suretle davacının da katılan sıfatıyla yer aldığı savcılıkça açılan ceza dosyasında (Ereğli Konya 3 Asliye Ceza Mah. 2014/118 E. 2014/386 K) görevi ihmal suçundan alt sınırdan uzaklaşarak görevliler hakkında ayrı ayrı hapis cezasına hükmedilmiş, neticeten sanıklardan biri hakkında hükmün açıklanmasının

geri bırakılmasına diğeri hakkında adli para cezasına hükmedilmesine karar verilmiş olduğu görülmektedir. Derecattan geçen karar doğrultusunda Ereğli Konya 3 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/391 E. 2020/193 K sayılı kararıyla 17/09/2020 tarihinde beraat kararı verildiği ve bu kararın da henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Açıklanan vakıalar karşısında; davalı ... şirketi ile davacı arasında gelişen süreçte davalı sigota şirketinin tutumu karşısında davacıya atfedilecek kusur bulunmaması, davacının şikayeti üzerine açılan ve müdahil olarak katıldığı ceza dosyasının henüz kesinleşmemesi dikkate alınarak davaya konu kazanın zamanaşımı süresinin KTK 109.madde kapsamında 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmasına göre mahkemece, esastan yapılacak inceleme ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken zamnaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmayıp, Bölge Adliye Mahkemesi’nce bu hususa yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16/02/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/2062, K. 2021/1433, 16 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2062
Karar No
2021/1433
Tarih
16 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/2063 K.2021/2730
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/2068 K.2021/2088
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/2068 K.2021/2076
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2021/2068 K.2021/865
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/2069 K.2021/2089
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2021/2072 K.2021/825

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.