KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/10522 E., 2015/13352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Hakaret suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun; 125/1 ve 62. maddelerinden 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2005/1362 esas, 2010/861 sayılı kararı tekerrüre esas olması sebebiyle, sanığın cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair, Karamürsel Sulh Ceza Mahkemesi kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2014 gün ve 313088 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca, tekerrüre esas alınan kararın verildiği 17/05/2010 tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/1-1. bend ile 305/son maddelerine göre ikibin liraya kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının da 500,00 Türk lirası olduğu nazara alındığında, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
I-Olay:
Hakaret suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, yoklukta verilen bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında tekerrür hükmüne yönelik olarak kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
Adli sicil kaydında yer alan ve hüküm tarihi itibariyle kesin nitelikte olan para cezasına ilişkin ilamın, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasında, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır." hükmüne yer verildiği,
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CMK'nın 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde “hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamayacağı” şeklinde değişiklik yapılmış ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile de 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasaya “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklinde geçici 2. madde eklenmiştir.
5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/3 maddesin de, “Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz.” aynı kanun maddesinin son fıkrasında ise, "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay'a başvurulabilir." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınan ilamın, Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 17.05.2010 tarihli 2005/1362 esas, 2010/861 sayılı kararıyla, sanığa trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hapis cezasından çevrilmiş adli para cezası olarak verilen ve verildiği tarih itibariyle kesin olan 500 TL adli para cezasına ilişkin olduğu görülmektedir.
Söz konusu mahkumiyetin, hüküm tarihi itibariyle 2.000 TL'yi aşmayan kesin nitelikteki adli para cezasına ilişkin olması nedeniyle, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/10522, K. 2015/13352, 14 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama