KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/12069 E., 2016/1182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanığın bütün celselerde ve sunmuş olduğu farklı tarihlerdeki dilekçelerle ısrarlı bir şekilde ; müştekiyle aralarındaki sevgili ilişkisinin evlendikten sonra da devam ettiğini, bahsi geçen mesajları müştekinin mesajları ve aramaları üzerine attığını, müştekiyi rahatsız etme kastının olmadığını, müştekinin kendisine çektiği mesajları sildiği için bu durumu kanıtlayamadığını ve bu yüzden evlendikten sonraki tarihleri ve yargılamaya konu mesajların atıldığı tarihleri de kapsayan 15/06/2012 ile 15/07/2012 tarihleri arasını gösterecek şekilde kendine ait cep telefonunun iletişimin tespitini talep ettiğinin anlaşılması karşısında;
belirtilen tarihleri kapsar şekilde iletişimin tespiti kayıtları alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığın talebinin mahkemece kanuni olmayan gerekçelerle reddedilerek; eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi zarara yol açmaması karşısında, CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “zararın giderilmediği” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/12069, K. 2016/1182, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama