KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/12644 E., 2016/1036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunma eyleminin bir kez yapmanın yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda ise, kabule göre, tarafların aralarında daha önceden duygusal bir ilişki bulunduğu ancak bu ilişkinin katılan A. tarafından bitirildiği, buna rağmen sanık ile katılanın aralarında mesajlaşmaların devam ettiği, bu mesajlardan yaklaşık 700 tanesi sanık, 59 tanesinin ise katılan tarafından gönderildiği, ayrıca tanıkların ve katılanın beyanlarına göre, sanığın sürekli olarak, katılanı takip ettiği ve karşısına çıktığı gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
sanığın, katılanın evinin önüne gitme ya da evinin önünde dolaşma gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, zira kendi evine giderken katılanın evinin önünden geçtiğini, aynı bakkaldan alışveriş yaptıklarını, kesinlikle katılanı takip etmediğini savunması, katılanın sanık tarafından takip edildiğine dair, katılan ve katılanın kızı olan tanığın beyanları dışında bir delilin bulunmadığı, ayrıca sanık ile katılan arasındaki mesajlaşmanın karşılıklı olduğu anlaşıldığından,
TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşabilmesi açısından, sanığın ne şekilde sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile hareket ettiği yöntemince açıklanmadan, yetersiz ve yerinde olmayan gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/12644, K. 2016/1036, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama