KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/1450 E., 2015/1632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların Kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanığın, katılana karşı yaralama suçuna yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Sanığın, aşamalarda aralarında önceye dayalı husumet bulunan katılanın kendisine yönelik imalı bakışından dolayı tepki gösterdiği ancak katılana vurmadığı, polislerin müdahalesi neticesinde her iki tarafta da bazı yaralanmaların gerçekleştiği, kendisinin de adli raporunun olduğu şeklindeki savunması, katılanın ise sanık tarafından kendisine vurulduğu yönündeki beyanı, 18.05.2010 tarihli tutanakta sanık ve yakınlarının, katılan ve yakınlarına sözlü ve fiili saldırıya yeltendiğinin, çıkan arbedenin polis görevlileri tarafından araya girilmek suretiyle tarafların birbirinden uzaklaştırıldıklarının belirlenmesi,
polis memuru ...’ın taraflar arasındaki sözü tartışmanın fiili saldırıya başlamak üzere olduğu anda müdahale ettikleri ve kimsenin kimseye vurmadığı şeklindeki beyanı karşısında, tanık ...’ın anlatımı ile 18.05.2010 tarihli tutanak ve katılan beyanı arasındaki çelişkinin giderilmesi, çelişki giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip beyanlardan hangisinin üstün tutulduğunun gösterilmesi, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/1450, K. 2015/1632, 22 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama