KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/16848 E., 2016/5224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kasten yaralama, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- 1- Sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ... ...'un tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B- Sanık ... ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlere gelince, sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması sebebiyle CMK’nın 231/5. maddesinin ve sonuç hapis cezasının para cezasına çevrilmiş olması sebebiyle TCK'nın 51. maddesinin uygulanamayacağı, yine tanık ...'a 05/10/2012 tarihli celsede tanıklıktan çekinme hakkının hatırlatıldığı belirlenerek tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmeyerek ;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-CMK'nın 217/2. maddesi gereğince sanığa yüklenen suçun, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delille ispatının mümkün olduğu ceza yargılamasında, bir delilin reddedilmesi için CMK'nın 206/2. maddesinde sayılan durumların dışında delilin, akla, mantığa, bilimsel verilere, fizik kurallarına, herkesçe bilinen somut duruma, hayatın olağan akışı içinde gündelik yaşamdan edinilen karine niteliğindeki bilgilere aykırı olması ya da tanığın yalan söylediğinin ortaya çıkması gibi reddi için haklı, makul ve kabul edilebilir hukuki gerekçelerin gösterilmesinin zorunlu olduğu,
Somut olayda sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, hakkında ...'ı yaralamaktan hüküm kurulan .....'un ve tanık ...'ın, sanık ...'ün ....'e yönelik yaralama eyleminin olmadığını beyan etmeleri, katılan ...'ın ve eşi tanık ...'ın sanıklar .... ve ....'nın birlikte ....'i yaraladıklarına yönelik iddiaları karşısında, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, çelişki giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip beyanlardan hangisinin üstün tutulduğu gösterilerek, katılanın beyanlarına neden itibar edilmediğinin de kararda açıklanıp tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Sanığın aşamalarda aralarında önceye dayalı husumet bulunan katılan sanığın ilk olarak kendilerine saldırdığını savunması, tanık ...'ın da sanığı doğrulaması karşısında, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması açısından ilk haksız eylemin kimden kaynaklandığının araştırılması, tespit edilemediği takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği yaralama suçu yönünden TCK’nın 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanunun 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Kabule göre; Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanığa yükletilen ve seçimlik ceza içeren hakaret ve yaralama suçunda temel ceza olarak hapis cezasına hükmolunduktan sonra bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek TCK'nın 50/2 ve 58/3. maddelerine aykırı davranılması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/16848, K. 2016/5224, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama