KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/17173 E., 2016/3338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Konut dokunulmazlığının ihlali
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanıklar müdafileri
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıkların birden fazla kişiyle konut dokunulmazlığının ihlali eylemini gerçekleştirmeleri nedeniyle cezalarından TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıklar hakkında TCK'nın 116/1, 4, 35. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanunun 116/1, 4. maddeleri gereğince hüküm kurularak, CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanıkların engel mahkumiyetinin bulunmaması, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunda giderilmesi gereken somut (maddi) bir zararın oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, sanıklar hakkında, CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun tartışmasız bırakılması,
4- 07/05/2013 tarihli kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezaları adli para cezasına çevrilmesine rağmen, önce 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında hak yoksunluğuna hükmedilip, daha sonrada verilen ceza gereği TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek hüküm fıkrasında çelişkiye neden olunması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/17173, K. 2016/3338, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama