KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/17510 E., 2016/3048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, tehdit
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan vekili
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanığa yükletilen kasten yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Somut olayda; sanığın, park etme meselesiyle tartıştığı katılana söylediği "benim kim olduğumu biliyormusun, benimle uğraşma" biçimindeki sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte bulunmaması nedeniyle, TCK’nın 106/1-son maddesindeki sair tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
b) Sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediği kabul edilmesine göre, hakaret suçunda özel tahrik hükmü olan TCK'nın 129. maddesi yerine aynı Kanunun 29. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Kabule göre; Hakaret suçunun aleni ortamda işlendiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/17510, K. 2016/3048, 18 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama