KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/17596 E., 2016/5639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığa yükletilen mala zara verme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşıldığından, sanık ...’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün temyizinde,
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış ise de, bu hususun mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde re'sen gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
“Sanık ile katılanın kızı olan ve tanık olarak dinlenen ...'in olay öncesinde arkadaşlıkları bulunduğu, ancak sanığın tanık Sibel'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlemesi nedeniyle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaları da olduğu, bu davanın yargılaması devam ederken olay günü gece saat 23:30 sıralarında sanığın emanette kayıtlı bıçakla katılanın evine gelip, dosyadaki mevcut görgü tespit tutanağı içeriğinden anlaşılacağı üzere binanın dış demir kapısının üst tarafında bulunan 100x80 cm ebadındaki camın sol alt kısmında 10 cm'lik kırık meydana getirdiği,
bu şekilde içeriye girip, dairenin ahşap kapısının kilit kısmının içine girdiği yerin çıtası ile birlikte yerinden sökecek şekilde kapıya zarar vererek daireye girdiği, içeride katılan, tanıklar ... ve ...'nın bulunduğu, sanığın içeri girince "Sibel" diye bağırmaya başladığı, tanık Cihangir'in sanığa müdahale ettiği, bıçak ve kuru sıkı tabancayı alıp, sanığı mutfak tarafına götürdüğü” şeklinde kabul edilen olayda, sanığın içeri girerken ya da içerde kalmak için silah kullanmadığı anlaşıldığından, TCK’nın 119/1-a maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/17596, K. 2016/5639, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama