KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/18076 E., 2016/13096 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- İşyeri dokunulmazlığının ihlali
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
TCK'nın 116/1 maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşabilmesi için, failin, bir kimsenin konutuna ya da konutunun eklentilerine o kişinin rızasına aykırı olarak girmesi veya rıza ile girdikten sonra, çıkması istenilmesine rağmen, bu yerden çıkmaması gerekmektedir. Bu suçun işyeri hakkında işlenebilmesi için girilen işyerinin açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan bir yer olması şarttır.
Suçun işlenmesi için genel kast yeterli olup, eylemin hangi saikle gerçekleştirildiğinin bir önemi yoktur. Bir başka söyleyişle, failin, rızaya aykırı olduğunu bilerek bir kimsenin konutuna ya da işyerine girmesi halinde açıklanan suç oluşacaktır.
Bu itibarla temyize konu olay incelendiğinde, sanığın, etrafı duvarla çevrili, ön tarafında 1,5 metre yüksekliğinde demir parmaklıklı kapısı bulunan, bu haliyle dış dünyadan bağımsız olduğu anlaşılan ve olay saatinde kapalı olan işyerinin bahçesine demir parmaklıklı kapıdan atlayarak girdiğinin, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında işyerine girme eylemini ikrar ettiğinin, 14/10/2013 tarihli kolluk tutanağında sanığın işyerinin kazan dairesinde yakalandığının anlaşılması karşısında,
mahkemece “sanığın yağmur yağması nedeniyle ıslanmamak için müştekiye ait bahçeye girdiği ve bu bağlamda suç işlemeye dönük kastının bulunmadığı” şeklinde yeterli olmayan gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/18076, K. 2016/13096, 13 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama