KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/19376 E., 2016/4483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
223 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliği sırasında, Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine aykırı olarak, adreste bulunmama hali dolayısıyla keyfiyeti haber verecek şahsın maddede belirtilen sıfata sahip kişilerden hangisi olduğunun tebliğ evrakında belirtilmemesi nedeniyle, gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiği anlaşıldığından, öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
CMK’nın 145/1. maddesindeki “İfadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır.” hükmüne aykırı olarak, soruşturma aşamasında başka bir olayla dolayısıyla görevli polis memurunca telefonla aranan sanığın emniyete davet edildiği ancak sanığın gelmeyeceğini belirtip ayrıca “benim de tanıdığım bir sürü savcı var, bunu size ödetirim” dediğinin anlaşılması karşısında, kamu görevlisinin usule aykırı eylemine yönelik gerçekleştirildiği anlaşılan tehdit eylemi nedeniyle görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşmayacağı ve TCK’nın 106. maddesindeki tehdit suçu değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/19376, K. 2016/4483, 9 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama