KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/20122 E., 2016/9401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, polis memurlarına ve olay yerine bir süre sonra gelen çekici görevlisine hakaret sözlerini ayrı ayrı söylese de, bu sözleri aynı olay çerçevesinde çıkan tartışmada, aynı sebeple ve kısa zaman aralığı içinde bir suç işleme kararı ve kastı ile söylemesi nedeniyle, TCK'nın 125/3-a maddesi ile belirlenecek cezanın anılan Kanunun 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerekirken, iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Sanığın, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında görülen 765 sayılı Kanun döneminde işlediği önceki mahkumiyetlerine konu elektrik hırsızlığının, 5237 sayılı TCK'da karşılığı olan TCK’nın 142/1-f maddesinin, hükümden sonra 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 82. maddesi ile yürürlükten kaldırılması, aynı Kanunun 83. maddesi ile eylemin karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürülerek unsurlarının TCK’nın 163/3. maddesinde düzenlenmesi ve 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinde de, elektrik hırsızlığı suçundan kesinleşmiş cezaların zararın tazmini şartıyla bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasının öngörülmesi; karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3- Kabule göre de;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/20122, K. 2016/9401, 3 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama