KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/20951 E., 2017/13447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanıklar
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ... ve ...’ün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B- Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Görevi yaptırmamak için direnme suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini, dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen ve seçimlik hareketli bir suç olan görevi yaptırmamak için direnme suçunda, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit niteliğindeki davranışların yanı sıra engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, katılanların aşamalardaki beyanlarının farklılık içermesi ve 03.09.2010 tarihli tutanak ile de uyumlu olmaması karşısında, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmadan ve ayrıca olay tutanağında, sanık ...’ün kendisini yaralamasından sonra tekne ile barınağa doğru giderken sanıkların “ananızı sinkaf edeceğiz, görürsünüz siz” dediklerinin belirtilmesi karşısında, sanıkların,
katılanların hangi görevinin yapılmasını engellemeye yönelik cebir ve/veya tehdit niteliğinde eylemlerde bulundukları belirtilip değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/20951, K. 2017/13447, 21 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama