KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/22798 E., 2016/7259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, halkın bir kısmını sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanığa yükletilen hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sunucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerde, TCK'nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından, TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması biçiminde HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Suçun mağdurun, halk, sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet ve bölge bakımından farklı özelliklere sahip olan kişilerden oluşması, başka bir diğişle mağdurun, belli kişiler değil, belirli olmayan şahıslardan ibaret olması karşısında, sanığın, birden fazla şikayetçiye yönelik olarak gerçekleşen eyleminde, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
b-Uygulamaya göre sonuç hapis cezasının 15 ay yerine, 1 yıl 3 ay olarak belirlenmesi,
c-Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması,
d-TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/22798, K. 2016/7259, 11 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama