KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/23869 E., 2016/8965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Fuhuş
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-a) Arama sırasında, ele geçirilen hesap çetelesinde bahsi geçen Sedat isimli şahsın sanığımız ... olduğuna dair soyut iddia dışında delil olmadığı, mağdure ifadelerinde ve alınan beyanlarda sanığın, fuhuşa aracılık ettiğine dair beyan bulunmayan sanık ...'ın, savunmalarının aksini ispatlar mahiyet ve derecede, mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçlardan sanığın beraati yerine "sanığın diğer sanık ... ile önceden tanışıyor olması, mağdurelerde ele geçirilen hesap çetelesinde isminin olması, yakalama tutanakları gözetilerek" şeklindeki yetersiz gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi,
b) Mağdure ifadelerinde ve alınan tanık beyanında, fuhuşa aracılık ettiği yönünde beyan bulunmayan sanık ...'nin, savunmalarının aksini ispatlar mahiyet ve derecede, mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçlardan sanığın beraati yerine "sanığın mağdurelerle birlikte yakalandığı" şeklindeki yetersiz gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- TCK'nın 53/1-c maddesinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3 fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
3- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/23869, K. 2016/8965, 27 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama