KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/25740 E., 2016/17415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Düşme
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliğiyle suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve müşteki vekilinin 06.07.2012 tarihli dilekçeyle, sanık hakkında şikayetçi olması, yargılama aşamasında 11.11.2013 havale tarihli dilekçesi ile de, müşteki vekili olarak katılma talebinde bulunması karşısında, kendisine vekaletname ibrazı için süre tanındıktan sonra oluşacak yeni duruma göre katılmaya karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, müşteki vekiline ek süre verilmeden vekaletname eksikliği nedeniyle katılma talebinin reddine karar verilmiş ise de,
vekaletnameye ekli temyiz dilekçesinin katılma istemi niteliğinde olduğu gözetilip, CMK'nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören ...'in davaya katılan, vekilininde katılan vekili sıfatıyla kabulüne karar verilerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
CMK'nın 253/6. maddesindeki “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” biçimindeki düzenleme dikkate alındığında, delillerin toplanmış olması ve iddianamedeki düşünce açıklamaya yönelik eleştirisel nitelikteki sözlerinde, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, yargılamaya devam edilerek, sanığın beraati yönünde hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/25740, K. 2016/17415, 9 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama