KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/280 E., 2015/9585 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 3 - 2013/225460
- Mahkemesi
- İstanbul(Kapatılan) Anadolu 25. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 10/04/2013
- Numarası
- 2010/1429 (E) ve 2013/280 (K
- Suçlar
- Hakaret, kasten yaralama
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,sanık D.. Ü.. müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Hakaret suçundan kuruluna hükmün temyizine gelince;
Kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/1-d maddesinde yer alan “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” seçenek yaptırımına çevrilebilmesi için, hükmedilen seçenek yaptırımın, işlenen suçla bağlantılı olması, ayrıca suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak, sanığın yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik olması gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan verilen hapis cezasının, gerçekleştirilen eylemle herhangi bir bağlantısı bulunmayan eğlence yerlerine gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesi kanuna aykırı ise de, karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Ancak;
Sanığın kesin nitelikteki önceki hükümlülüğünün tekerrüre esas alınamayacağının ve 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için sonuç olarak hapis cezasına hükmedilmesinin zorunlu bulunması, ancak sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, TCK'nın 50/1-f. maddesine göre seçenek yaptırıma çevrilmesi karşısında, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/280, K. 2015/9585, 28 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama