KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/31907 E., 2016/8425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, tehdit
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, tehdit suçundan verilen hükmün hapis cezasından adli para cezasına çevrilen seçenek yaptırım olduğu bu nedenle sanık hakkındaki tehdit suçuna ilişkin mahkumiyet kararının temyizi mümkün kararlardan olduğu anlaşılmakla; başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1-Anayasanın 141, CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak, Yargıtay denetimine de imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtayın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda hukuki nitelendirmenin yapılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Sanığa isnat edilen suçların, süresinde yapılması koşuluyla şikayete bağlı suçlardan olması ve sanık müdafiinin olay tarihinin 24/11/2009 olduğu yönündeki savunması karşısında; şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığının tespiti bakımından hiç bir kuşkuya yer vermeyecek biçimde davaya konu olayın meydana geldiği tarihin saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile mahkumiyet kararı verilmesi,
3- Uygulamaya göre de; hakaret suçunun seçenekli ceza içermesi karşısında, hangi hukuksal gerekçelerle hapis cezasının tercih edildiğinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/31907, K. 2016/8425, 21 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama