KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/36015 E., 2016/18332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarından birisi de ısrar öğesidir. Bazı hareketler yapıları gereği temadiye uygun değildir bu hareketlerin birkez yapılması ile suçun ısrar öğesi oluşmaz ancak bir çok kez tekrarı ile oluşur. Ancak temadiye elverişli hareketler bakımından ise suçun oluşması için birden çok kez tekrarını aramak hükmün konuluş amacı ve korunan hukuki yarara hizmet etmez. .... elverişli hareketler yönünden olgusal bir değerlendirme yaparak hukuka aykırı davranışın kişinin huzur ve sükununu bozacak yoğunluğa yani ısrar boyutuna gelip gelmediği belirlenmelidir.
Yukarıdaki değerlendirmelere göre somut olayda; sanık sanığın sevk ve idaresinde bulunan ** ** *** plaka sayılı araç ile müştekileri takip etmeye başladığı, yol boyunca müştekilere el kol hareketi yaparak ve rahatsız edici biçimde gülerek .... caddesine kadar takip ettiği, şüphelinin bu fiiline Kaymakamlık binasının civarında bulunan kavşağa kadar devam etmesi neticesinde müştekilerin rahatsız oldukları şüpheliden kurtulmak için .... adlı işlerine girdikleri, şüphelinin müştekinin arkasından bu işyerine geldiği, müştekilerin bulunduğu yerden ayrıldıkları, .... civarına geldiklerinde şüphelinin müştekileri halen takip etmeye devam ettiğinin anlaşılması karşısında, atılı suçun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/36015, K. 2016/18332, 29 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama