KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/5435 E., 2015/9052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 4 - 2012/300418
- Mahkemesi
- Develi(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 02/10/2012
- Numarası
- 2012/144 (E) ve 2012/318 (K
- Suç
- Hakaret
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanığın temyizinin hakaret suçundan verilen karara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler, gerekçe içeriğine göre ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun takibinin şikayete bağlı olmaması nedeniyle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.
Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olaya gelince, sanığın, kardeşi hakkındaki tutuklama kararı nedeniyle katılan hakime söylediği “kardeşimin tutuklanması nedeniyle yuvası dağılacak, eğer yuvası yıkılırsa bunu sizden bilirim, yuva yıkanın yuvası olmasın inşallah” sözlerinin katılanı aşağılama, küçültme boyutuna ulaşmayan, rahatsız edici tarzda dile getirilmiş beddua niteliğinde olduğu gözetilerek, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/5435, K. 2015/9052, 22 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama