KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/842 E., 2015/384 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal
- Hükümler
- Beraat, mahkumiyet
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçuna ilişkin, korunan hukuki yararın, velinin aile hukukundan kaynaklanan velâyet hakkına ilişkin olması karşısında, mağdur kabul edilen çocuğa tayin edilen zorunlu vekilin CMK'nın 237 ve devam maddelerine göre davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca mağdur vekilinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/842, K. 2015/384, 20 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama