KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/8443 E., 2015/9550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2015
- Tebliğname No
- 4 - 2013/389811
- Mahkemesi
- Tarsus(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 10/07/2013
- Numarası
- 2012/573 (E) ve 2013/589 (K
- Suç
- Hakaret
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak :
1- Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın, sayım yapmak isteyen infaz koruma memuru olan mağdurlara söylediği kabul edilen "sayım vermeyeceğiz, ayağa da kalkmıyoruz, koğuşta saygı gösteririz burada kimseye saygı göstermeyiz, müdürünüzü, savcınızı çağırın kim gelirse gelsin ayağa kalkmayız, sayım da vermeyiz, gelin lan alabiliyorsanız alın" şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan hüküm kurulurken, TCK'nın 125/1. maddesi uygulanmadan doğrudan TCK'nın 125/3-a madddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/8443, K. 2015/9550, 28 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama