KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/9601 E., 2015/5981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Mağdur ...'in, kovuşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olmaması karşısında katılan sıfatını almaması nedeniyle, temyize hak ve yetkisi bulunmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca mağdur ...'in tebliğnamedeki isteme uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
B- Diğer temyiz istemlerine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu hususun sonuca etkili görülmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1- Karar başlığında suç tarihinin, 10.11.2010 yerine 01.04.2011 olarak yazılması,
2- Adli para cezasının TCK'nın 52/4. maddesine aykırı olarak, 40 eşit taksitle tahsiline karar verilmesi,
3- Sanığın adli sicil kaydında görülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, dosyaya konu suçtan sonra 27.04.2011 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle CMK'nın 231/11. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/9601, K. 2015/5981, 29 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama