KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/12169 E., 2018/14050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Fuhuş
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükmün gerekçesinin ilk paragrafında, sanık hakkında 21/10/2013 tarihinde meydana gelen ve dosyaya konu suç yerinden başka bir iş yerinde meydana gelen fuhuş olayı ile ilgili açılan davadan bahsedildikten ve söz konusu dosyada yer alan başka bir mağdurun beyanının bu dosyanın mağduru olan .... beyanıymış gibi yazıldıktan sonra ikinci paragrafında temyize konu dosyadaki 14/04/2013 tarihinde meydana gelen fuhuş olayı ile ilgili anlatımda bulunularak çelişkiye yol açılması,
2-Somut olayda kolluk görevlilerinin kendi yaptığı çalışmalar üzerine, her ne kadar fezleke üst yazısında nöbetçi Cumhuriyet Savcısının kolluk görevlilerinin müşteri kılığında işyerine gitme talimatı alındığı yazılmış ise de 14/04/2013 tarihli görüşme tutanağı kapsamından nöbetçi Cumhuriyet savcısının yalnızca ifadelerin alınması ve idari işlem yapılması talimatı verdiğinin anlaşılması karşısında, kolluk görevlilerinin Cumhuriyet Savcısının CMK'nın 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın kimliği gizlenen adli kolluk görevlileri gibi hareket ettiği bu nedenle delil olarak kabul edilemeyeceği,
bunun dışında mağdurun kolluk ifadesinde olay günü müşteri sandığı kolluk görevlisine cinsel ilişki teklif ettiğini ancak iş yeri sahibinin kim olduğunu bilmediğini söylemesi ve sanığa yönelik bir iddiasının olmaması da göz önüne alındığında, atılı suçun ne şekilde oluştuğu CMK'nın 230/1-b gereğince açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/12169, K. 2018/14050, 31 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama