KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/12583 E., 2018/13273 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
A- Yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanığa yükletilen yaralama ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmasına karşın TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesinin, infaz evresinde resen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B- Hakaret suçundan kurulan hükmün temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak;
1- Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın söylediği kabul edilen “siz kim oluyorsunuzda buradan arkadaşımı alacaksınız ben buradan adam vermem” ve " başefendiye madalya taktılarmı takmadılar ise ben ona madalya takacağım" şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçe ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
b- TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmiş olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/12583, K. 2018/13273, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama