KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/12779 E., 2018/11963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kötü muamele
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1-TCK'nın 232. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunun oluşması için mağdura yönelik fiillerin süreklilik arz etmesi ve kanunda düzenlenen fiillerden farklılaşması gerektiği, her türlü kötü muamelenin bu suçun oluşmasını olanaklı kılmayacağı, yarı aç veya susuz bırakma, uyku uyutmamak, zor koşullarda çalışmaya mecbur bırakmak gibi eylemlerin bu suça örnek olabileceği, gözönüne alınmalıdır.
Katılanın aşamalarda, sanığın kendisine hakaret ettiğini, tehdit ettiğini ve zaman zaman dövdüğünü açıklaması, sanığın suç tarihinde müşteki beyanında geçen hakaret eylemiyle suç tarihinden önceki yaralama, tehdit, hakaret ve aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali niteliğindeki eylemlerinin ayrı ayrı suçlar oluşturması ve zamanaşımı içerisinde her zaman dava açılabileceği, başkaca kötü muamele suçundan cezalandırmayı mümkün kılan suç unsurunun iddianame kapsamında gösterilmemesi karşısında, sanığın beraati yerine kötü muamele suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) Adli sicil kaydına göre birden fazla sabıkası bulunan mükerrir sanık hakkında, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
b) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/12779, K. 2018/11963, 27 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama