KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/1423 E., 2018/214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Görevi yaptırmamak için direnme suçunda korunan hukuki yarar; kamu idaresi organlarının görevlerini düzenli bir şekilde ve herhangi bir engelle karşılaşmadan yerine getirmelerini sağlamak suretiyle, kamu idaresinde sürekliliği güvence altına almak ve kamu faaliyetine saygıyı temin etmektir.
Kamu görevlisi kamusal faaliyette bulunan kişidir. Kamusal faaliyetin icrasını yapan kişilerin kamu görevlisi olduğu kabul edilmiştir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin ilgili konuda görevli olması gerekir. Bu nedenle somut olayda görevli olup olmadığı araştırılmalıdır.
TCK'nın 265/1. fıkrasında tanımlanan görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için, kamu görevlisine karşı görevini gerçekleştirmeden veya görevini gerçekleştirdiği sırada cebir veya tehdit fiillerinin işlenmesi gerekir. Bu eylemlerin görevin yerine getirilmesini engellemeye veya güçleştirmeye elverişli olması gerekir.
Kamu görevlisinin yapmak istediği iş görevi ve yetkisi kapsamında olmalıdır. Görevli ve yetkili olmadığı halde işlem yapmak isteyen kamu görevlisine direnme halinde TCK'nın 265. maddesinde tanımlanan suç oluşmaz.
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için cebir veya tehdidin kamu görevlisine karşı göreve başlamadan veya başladığı sırada veya görevin icra edildiği sırada yapılması gerekir. Görevin yapılmasından sonra gerçekleştirilen cebir veya tehdit TCK'nın 265. maddesinde yazılı suçu oluşturmaz. Fiilin niteliğine göre TCK'nın 86, 106. maddelerinde yazılı suçlar oluşabilir.
Bu açıklamalar çerçevesinde.
15/04/2012 tarihli olay tutanağında sanığın, müşteki Polis....'un beline sarılarak silahını almaya çalıştığının belirtildiği, ancak adı geçen müştekinin aşamalardaki beyanlarında bu eylemi yapan kişinin diğer sanık ... olduğunu söylediği, tanık ...’in mahkeme huzurunda alınan beyanında, sanığın polislere direndiğini ve polislerden birinin silahını almaya çalıştığını gördüğünü ifade ettiği, ancak aynı tanığın soruşturma evresinde alınan beyanında ise bu eylemi diğer sanık ...’in yaptığını açıklaması ve dinlenen diğer tanıkların da bu konuda ayrıntılı anlatımlarının alınmamış olması karşısında, belirtilen hususlardaki çelişkiler giderilerek,
sanığın ne şekilde görevlilere karşı cebir veya tehditte bulunduğu CMK’nın 230/1-b maddesi gereğince, sanığın fiili ile deliller arasında bağlantı kurularak açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/1423, K. 2018/214, 16 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama