KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/1617 E., 2018/4494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- 07/09/2012 tarihli olay tutanağında sanığın eylemlerinin “kahveye girildiğinde sanığın masa üzerindeki su bardağını alarak duvara vurduğu, bu esnada elinden yaralandığı, sonrasında sanığın kahveden çıkarak kaçmaya başladığı” şeklinde anlatıldığı, müşteki polis memurları Harun ve İsmail'in aynı tarihli emniyet ifadelerinde ise “...'dan kimliğini istedik, şahıs bize elindeki çay bardağını fırlattı, sol eli kesildi, ..” şeklinde anlatıldığı, sanığın bardağı duvara atması şeklindeki eyleminin müşteki polis memurlarına karşı cebir olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
iddianamede anlatımında sanığın bardağı fırlattığının ifade edilmesi karşısında, kovuşturma aşamasında müştekiler ile gerektiğinde müştekilerin olay tarihinde ekip arkadaşı olan polis memurları tespit edilerek dinlenilmelerinden sonra, müştekilerin anlatımları ve olay tutanağı arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenip hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı ve sanığın eylemi somut olarak açıklanıp tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik incelemeyle karar verilmesi,
2- Kabule göre de, a) Sanığın görevlerini yapmak isteyen polislerin üzerine cam bardak atmak suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, TCK'nın Kanunun 265/4. maddesinin uygulanmaması ,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/1617, K. 2018/4494, 28 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama